http://gece-fan.com/bfont-color-ff0000-gece-fontfont-color-000000-tube-f-23.html
yukarıda ki adresten gece ile ilgili videoları izleyebilirsiniz. Güncelleme sık yapılmaktadır.!
Gece Konserlere Başladı !
İstanbul:
17 Eki 2008, 22:30 - studio live > YAPILDI VE BİTTİ.
Adana:
24 Eki 2008, 20:00 - cukurova uni -Yapıldı-
İzmir:
07 Kas 2008, 23:00 - ooze venue - yapıldı-
Ankara:
16 Kas 2008, 20:00 - anatolia gosteri merkezi
Dört gözle beklediğimiz konserler başladı sonunda
Grubun temelleri lise döneminizde atılıyor değil mi?
Can: Erenle birlikte müzik yapmaya lise döneminde başladık.Erdem ve gökçeyi de tanıyorduk. Sonuçta Ankara küçük bir yer ve müzik yapan insanlar birbirlerini tanıyorlar. o dönemlerde erdem ve gökçe başka gruplarda çalıyorlardı. Tanışınca ve de birlikte çalmaktan cok zevk aldgımızı farkedince G.E.C.E nin temelleri atılmış oldu...
Ankara'dan bugune kdr hep çok iyi gruplar çıktı. Her zamnda "Ankara sahnelerinde tutunmak zordur" denir. Siz ne kdr zorlandınız?
Eren: Ankara dinleyicisinin İstanbul dinleyicisine göre daha seçici oldugu doğru. Biz İstanbul'a geldiğimizde biraz şaşırmıştık.
Burada ki gruplardan çok daha iyi şeyler bekliyorduk. Ankara'da tanıdıgımız Bütün müzisyen arkadaşlarımız bugun belli bi noktaya geldiler.
Can: Ankara'da müzik yapabileceğimiz çok fazla yer yok. o yüzden bir barda sahne alabilmek için diğer gruplardan bir farkınız olması gerekiyor.Çok daha iyi olmanız lazım,Kendinizi geliştirip sorunlarınızı çözmüş olmalınız lazım.. İstanbul'da ise dikkat dağıtacak pek çok şey var. hem iyi anlamda hem kötü...
Nasıl şeyler mesela?
Can: İstanbul'da en kötü ihtimalle canın sıkıldıgında gidip denize bakıp stres atabilirsin. Ama nkara
'da bakabileceğin bir yer yok . Ya grup arkadaşının yüzüne bakacaksın ya da enstümanına... O yüzden mecburen kendinle hatalarınla yüzleşmek ve onları düzeltmek için çok çalışmak zorundasın.
Eren: İstanbul çok daha curcunalı bir şehir. insanların kendini bir şeylere kaptırıp kaybolması çok daha kolay . Ankara çok daha içe kapanık bir şehir. Orada yaptıgın işe odaklanman çok daha kolay.
Gökçe: Ankara seyircisi piyasa kaygısı taşımayan bir seyirci. Onların gücüyle kendimiz gibi durabilmeyi başardık. Bizim yaptıgımız müziği hep desteklediler . İstanbul'da grupların cover çalması beklenirken bizim seyircimiz bestelerimizi çalmamızı ısrarla talep ediyordu.
Müzik yapmayı çok saf bir şekilde istiyoruz
Ankara'da sizi Koray Candemir'in keşfedip Buralara gelmenizde büyük katkısı oldu.
nasıl ve ne zaman tanıştınız korayla?
Can: Manhattan'da program yaptıgımız dönemlerdi. Kargonun Ankarada konserinin oldugu bir geceydi. Grup konserden sonra bizi izlemeye geldi. Grubun o dönemki menajeri Sinan Vuran Üner Sahne önüne gelip kargonun burada oldugunu söyledi. Bizde sahnemize davet ettik. Kargo sahnedeyken bizde simla ile muhabbet etmiştik. ona menajere ihtiyacımız oldugundan bahsettik demolarımızı İstanbul'a gönderdik . Kargo bizimle çok ilgilendi. Ama onlara gönderdiğimiz ilk demoyu hatırlıyoruz da gerçekten epey kötüymüş. O zamanlar her şey çok çabuk olsun istiyorduk. Koray bizi yatıştırmasını bildi...
Gece farklı olarak bize ne söylüyor? Neden dinlemeyiz sizi?
Can: Bizim hiç şöyle bir derdimiz yok. " Biz şimdi insanlara şöyle bir şey söyleyeceğiz hayatları değişecek hayatın anlamını açıklayacağız" Müziği biz böyle düşünerek yapmıyoruz. Bizim hedefimiz yazdığımız sözlerle Müziklerin insanlar üzerinde aynı derecede etki yapması nı sağlamak . Müziğin çok büyük bir gücü vardır. Bir şarkı midenizi ağrıtıp sizi nakavt edebiliyorsa bu önemli. İnsanlarda böyle bir etki yapmak istiyoruz. Albumdeki temel şey her insanın kendisiyle yüzleşmesi gerektiği. Kimsenin kimseyi kritik edemeyeceğini, Yaşamadıgı hayat hakkında fikir yürütemeyeceğini anlatmak istiyoruz.
Siz kendinizle yüzleşme meselenizi hallettiniz mi tam olarak? Sakin ve huzurlu görünüyorsunuz. Bunu neye borçlusunuz?
Can: Bizim bu aralar iyi hissetmemizin nedeni grubumuzla ilgili her şeyin yolunda gidiyor oluşu. Beraber çalıştıgımız herkese çok güveniyoruz. Ve çok şanslıyız ki Koray Candemir ve Funda Sanlıman gibi önemli isimlerle çalışıyoruz. Koray prodüktorlugunun yanı sıra bizimle abi-kardeş gibi ilgilendi. Bizi sakinleştirdi müziğin dışında da çok yardımcı oldu...
Gökçe: Müziği gerçekten saf bir şekilde çok istiyoruz. Böyle şanslarımızın olmasınında en buyuk nedeninin bu olduguna inanıyorum.
Koray Candemir'in grub müzikal olarak nasıl katkıları oldu ?
Gökçe: Bize sağladıgı en büyük katkı bizi oldugumuz gibi bırakması
Can: Koray sadece bazı şeylerin altını çizdi . nereye doğru gitmemiz gerektiğini gösterdi. ama asla o şarkıyı öyle değil böyle yapın demedi bu böyle olmamış size bırakıyorum siz bundan daha iyisini yaparsınız dedi ve bizi kendi halimize bıraktı bu çok önemliydi..
Tebrik ediyorum öncelikle sizleri çok keyifli bir gece yaşadık albüm lansmanınızda. Szi tanımayanlar için geceyi biraz anlatmanızı istesem?
Can:
Teşekkürler. Erenle biz çocukluk arkadaşıydık . Ankara'da aynı lisede okuyorduk. Lise döneminde birlikte müzik yapmaya başladık. Sonra yollarımız Gökçe ve erdem ile kesişti. Birbirimizle çalmaktan çok hoşnut oldugumuzu fark ettik. O günden beri de hiç ayrılmadan birlikte müzik yaptık. Cover çalarak başlamadık biz müziğe ç En başından beri bilinçsizce beste yapmayı deyiniyorduk. Daha sonra Ankara'da bar programı yapmaya başlayınca mecburen cover çaldık. Ekşi liman. manhattan ve IF de düzenli programlarımız oLdu...
Albüm yolculuğu nasıl başladı?
Can:
Manhattan da çalarken bir gece kargo konseri sonrası Koray Candemir çaldığımız bara geldi ve bizimle tanıştı. 4 sene önce. Daha sonraları yaptığımız tüm parçaları onlara yolladık. Demo kayıtlarımızı gönderdik. O da bizi kritik etmeye başladı. Şöyle yapın böyle yapın diyerek bakmışız ki yoldayız. Sonra Koray'ı kandırdık
Eren:
Kendisi de zaten böyle bir yola girmek istiyordu. Güzel bi kesişme oLdu...
Albüm için neler söyleyebilirsiniz. İçinde saklı olan ne?
Gökçe:
Sound yelpazemiz oldukça geniş . isi vererek şuna benziyoruz gibi bir benzetme yapamayız. Ama alternatif rock dinleyecektir bu albümde.
[b]Can:
İngiliz gruplarının çizgisini daha çok benimsiyoruz. Albüm oldukça hareketli temposu düşmeyen bir albüm.Durulduğu yerler çok az. Albümün baştan sona keyifli oldugunu düşünüyorum. içinde saklı bir albüm yani xDD
Albümden beklentilerinize gelirsek?
Eren:
İnsanların bizi doğru algılamalarını bekliyoruz. Çünkü ilk albüm ve doğru bir izlenim bırakamıyorsak eğer ortada bir problem var işte...
Can:
konser vermek
Gökçe:
Albümün en büyük amacı insanlara ulaşabilmek.Bizde bunu istiyoruz. konser amaç albüm araç aslında. herkesin kulağını yakalıyabilmek dikkatlerini çekebilmek bizim istediğimiz. her kesimden insanın begenisine sunuyoruz biz bu albümü. elitist bir tavrımız yok.
Farkında olarakk veya oLmayarak bugüne kadar beslendiğiniz isimlere örnek vermek gerekirse?
Can:
Hepimizin kesişim kümesi incubus'tır. Son zamanlarda artic monkeys'e kafayı taktık.
Gökçe:
Hepimizin geçmişte dinlediği ortak isimler var. Mesela Nirvana. Ama onun ötesinde şimdilerde Can'ında dediği gibi ingiliz gruplardan daha çok etkileniyoruz.
Albümün tamamı 2 ayda mı kaydedildi?
Can:
Şarkıların hazırlanması süreci çok daha uzun sürdü elbette. Ama studyoya girip çıkmamız 2 ay sürdü.
Gökçe:
Son 2 senedir bu albüm için uğraşıyoruz.
Erdem:
Yalnızca kırmızı adlı parça kayıt süresinde ortaya çıktı. Yavaş şarkıya ihtiyacımız vardı. O sebeple yapıldı. Koray insanların bu albümü dinlerken fazla tempodan fenalık geçirebileceğini düşündü xD
OnlaR 'gece' yaşıyoR
Şirin Güven
Müzik gruplarına bir yenisi daha eklendi:Gece...Gökçe Balaban,Erdem Başer,Can Baydar,Eren Çilalıoğlu'ndan oluşan topluluk ilk albümü İçinde Saklı'yı çıkardı.Albümün oldukça enerjik bir parçası olan 'Aşık mıyız'ın klibi ise müzik kanallaRında dönmeye başladı bile.Gece adını Gökçe.Erdem,Can ve Eren'in baş harflerinden alıyor.Söyleşi için grupla buluştuğumuzda grubun isminin tam hikayenin öyle olmadığını öğrendik.Meğer gündüzden çok gece yaşadıkları ve insanlar geceleri daha dürüst ve naif olduğu için kendilerine gece demeye niyetlenmişler.
Ankaralı topluluk aslında uzun yıllardır birlikte müzik yapıyor.İlk andan beri de müziğin hayatlarında çok önemli bir noktada olduğunu farketmişler.Böylece ellerine gitarlarını almışlar ve çalmaya başlamışlar.Müziğin peşinden İstanbul'a gelip albüm hazırlıklarına başlamışlar.25'li yaşlarında ve hala öğrenci olan grup elemanları aralarındaki kimya ve sinerjilerinin onları diğer müzik topluluklarından ayırdığını düşünüyor.Onlar Can'ın temellerini attığı şarkıların son hallerini stüdyoda beraber veriyorlar.Müzikleri dördünün birlikteliğiyle şekilleniyor aslında.Yani onlar 'kollektif' bir grup.'Bizim jenerasyonumuzda kutsal bir aşk yok.Çünkü herkes çok bencil ve sadece kendini kurtarmaya bakıyor.' diye yakınan kollektif bir grup...
Müzikle uğraşıyordunuz ama bir hobi olarak değilde iş olarak yapmaya nasıl karar verdiniz?
Erdem:Bu yola girmek için özel bir karar vermedik aslında.Elimize gitarlarımızı aldık ve çalmaya başladık.Günler geçtikçe de bu işi ne kadar sevdiğimizi fark ettik ve bir anda kendimizi bu pozisyonda bulduk.Yani oturup ciddi ciddi biz meslek olarak müziği seçmeliyiz diye bir karar vermedik.Her şey kendiliğinden gelişti.
Gökçe:Evet, zaten hepimizin de okulları devam ediyordu.Yani bir yandan da onlarla uğraşıyorduk.Ama müziği beraber yapmaya başladığımız anda bunun hayatımızda çok önemli bir noktada olduğını fark ettik.Müzikten çok keyif aldığımızı ve tatmin olduğumuzu gördük.Sonra olaylar kendiliğinden gelişti.Okullar bitti ama müzik devam etti.
Baş harflerinizden grubun adını oluşturma fikri nerden çıktı?
Eren:İşin gerçek tarafı gündüzden daha çok gece yaşıyoruz biz.Belki kötü bir şey ama geceyi daha çok seviyoruz gerçekten.Gecenin insanları daha dürüst ve naif kıldığını düşünüyoruz.Can'ın gece diye iki tane şarkısı vardı.O sıralarda bizde grubun adını acaba Gece koysak mı diye düşünürken bir arkadaşımız gelip sizin adlarınızın baş harfleri zaten Gece oluyor dedi.
Gökçe:Yani grup elemanlarının baş harfleri Gece oluyor, hemen adımızı Gece yapalım diye bir şey olmadı.
Can:Bir de gecenin birleştirici bir duygusu olduğuna inanıyoruz.İnsanlar gündüze göre hem kendilerine hem de karşılarındakilere daha dürüst davranıyor.Bunu sahnede çalarken çok iyi gözlemleme fırsatı buluyoruz tabiki.Barda çalarken aşağıda eğlenen insanlara bakıyoruz.Onların gündüzkü hal ve hareketleriyle geceki durumları birbirinden oldukça farklı olabiliyor.Alkolünde etkisiyle tabii..
Şarkıları Can yapıyor galiba...
Can:Bestelerin ilk başlangıcını ben evde yapıyorum.Ondan sonra hep beraber stüdyoya giriyoruz.Yani aslında yaptığımız şeyin tamamını hep birlikte yapıyoruz.Bu albümde benim yaptığım şarkıları hep beraber düzenledik.Yani asıl yapmak istediğimiz şey,dördümüz bir araya gelip çaldığı zaman ortaya çıkabiliyor.O yüzden biz kendimizi kollektif bir grup olarak görüyoruz.
Yaptığınız müzik Franz Ferdinand ve The Strokes gibi disco rock.Hep sound'unuz böyle miydi?
Gökçe:Yok hiç böyle değildi.Aslında her grubun böyle bir süreci oluyor.Başta sert çalınıyor.Sonra büyüdükçe müzikte senle beraber değişiyor.
Can:Aslında bir sürecin sonunda oluyor bu.Bir şekilde müzik yapmaya başlıyorsunuz.Derken kendinizi tanıyorsunuz.Ve aslında gerçekten nasıl bir müzik tarzında kendinizi en iyi ifade edebileceğinizi buluyorsunuz.Bunu ilk müzil yapmaya başladığınızda bulamayabilirsiniz çünkü bu belli bir süreç gerektiriyor.Sahnede neyi çalarken kendinizi rahat hissettiğinizi keşfediyorsunuz.2000 senesinden beri yaptığımız müzik hep değişti bizim de.Ama bu değişim çok doğru çünkü gerçekten ne yapmak istediğimizi, kim olduğumuzu bulduk.
Çok fazla müzik grubu var.Sizce diğerlerinden farkınız ne?
Can:Biz birbirimize çok yakınız.Yani müzik dışında da çok yakın bir arkadaşlığımız var.Hatta kardeş gibiyiz.O yüzden yazdığımız şeyler aynı şeyi anlatıyor.Yani Eren'in yazdığı davul partisyonuyla Erdem'in yazdığı gitar partisyonu tam olarak aynı şeyi söylüyor.İkisini de tek başına dinlediğiniz zaman söylemek istedikleri şeylerin aynı olduğunu görüyorsunuz.Sözlerle müziğin aynı şeyi anlatması çok güzel.açıkçası sadece sözlere dayalı bir romantizmle insanların bizi dinlemesini sağlamaktansa, müzikle sözlerin ortak bir his yaratmasını daha çok önemsiyoruz.Yani bizi dinleyenler daha çok şarkının bütünüyle ilgileniyorlar.
Gökçe:Bence degrup içi kimyanın ve arkadaşlığın şarkıya yansıması ve orada oluşan sinerjinin dinleyiciyle buluşması bizi diğer gruplardan ayıran faktör.Mesela bir şarkıyı seversiniz, o şarkıda adlandıramadığınız güzel şeyler vardır ama tam olarak ne olduğunu bilemezsiniz ya...Bizim grupta bu var..Bu da grup içi kimyamız ve sinerjimizle ilgili bence...
Klibinizde ayağına pranga bağlı biri var.Ne anlatıyorsunuz prangayla?
Eren:Pranganın görsel gücü var.
Can:Evet, şarkının da şöyle bir hikayesi var.Birbirinin gözünün içine baka baka birbirlerine hissettiklri duyguları ifade edemeyen bir çiftin durumunu konu alıyor o parça.Özlem Koza çekti klibimizi ve o pranga objesiyle bağdaştırdı bunu.Zaten aşkın da insanı bir noktaya sabitleyen ve ne kadar kaçmaya çalışsan da uzaklaşamadığın bir durumu var.Oraya gönderme yapıyor yani.
1-Kısaca sizi tanıyabilir miyiz?
Vokalde Can Baydar gitar ve geri vokallerde Erdem Başer davulda Eren çilalioğlu ve bas gitarda Gökçe Balaban'dan oluşuyor grubumuz. Hepimiz ankaralıyız. Lise yıllarından beri birbirimizi tanıyoruz ve geceyide lise yıllarında kurduk
2-"gece" ismi nerden geliyor?
Gecenin insanlar üzerinde birleştirici bir etkisi oldugunu düşünüyoruz. Gece insanlar gündüze göre daha cesaretli ve dürüst olabiliyorlar ve bu durumu sahneden çok net defalarca gözlemledik. gecenin bu naif durumu beni etkiledi.Bunların yanı sıra bir gün arkadaşımız bize baş harflerimizin geceyi olşuturdugunu söyledi ve biz de kesin kararımızı vermiş olduk.
3- Bizi albümde sözlü olarak gezdirebilir misiniz? Kimler var bu gezide?
Bu gezide her şeyin başında biz varız. İçinde saklıyı kaydederken ne istiyorsak onu yaptık. Lise zamanlarından beri geçen hayatımızı temize çektik. Bunun yanı sıra tabiki prodüktörümüz Koray Candemir var. Yapmak istediğimiz ama adını koyamadığımız şeyleri görmemizi Koray sağladı. Ayrıca bu sürede verdiği destekle bizim için bir prodüktörden çok daha fazlası oldu. İçinde saklı'yı Levent Büyük'le 18. studyoda kaydettik. Albüm sürecinde bize inanan Deniz Erdem'den ve byük şansımız menajerimiz Funda Sanlıman'dan da bahsetmeden geçmemiz mümkün değil.
4- Bir plak şirketinde çalışıyor olsaydınız "Gece" albümlerini hangi bölüme koyardınız?
Tarzımızı alternatif rock olarak tanımlayabiliriz. Müziğimizin içinde disko etiketleri de var. Müzik magzamız olsa albümlerimizi Türkçe pop-rock bölümüne koyardık.
5- Başlangıçta şunu bilseydik her şey daha kolay olurdu dediğiniz bir şey var mı?
Başından beri şunu bilseydik kesin her şey daha kolay olurdu dediğimiz belli bir şey oyk. Albüm yapmak uzun bi surec ve içinde pek çok aşmanız gereken engeller var. Bunları da ancak zamanla deneyerek yanılarak ve öğrenerek çözüyorsunuz. Hatalar çoğu zaman en büyük şansınız olabiliyor.
Fakat tabiki ilk kuruldugumuz gün Koray Candemir'i tanıyor olsaydık her şey daha kolay olurdu.
6- Türkiyede ve dünyada düet yapmak istediğiniz isimler var mı?
Koray Candemirle albümde "kırmızı" şarkısında bir düetimiz var ve bundan büyük mutluluk duyduk. Onun sesi küçüklüğümüzden beri bizi çok etkilemiştir ve bu yüzden yaptığımız düet bizi çok mutlu etti.
7- Onyedi yaşındayken nasıl biriydiniz, o dönemlere dair ne hatırlıyorusunuz?
Ankara'da 2. el cd satan bir müzik dükkanı vardı hepimiz orda takılırdık. Bütün gün boyunca sadece müzikten bahseder ve birbirimize sevdiğimiz şarkıları dinleitrdik.Orayı ele geçirmiştik. Ayrıca devamlı stüdyoya girer daha iyisini yapmaya çalışırdıl. Şu anda düşünüyoruzda gerçekten hayatımızda o dönemde müzik dışında hiçbir şey yoktu.
8- Son dönem projelerinden söz edebilir misiniz? Önümüzde ki günlerde sizi nerelerde göreceğiz?
Su anda önümüzdeki tek proje olabildiğince konser vermek ve insanlarla şarkılarımızı paylaşmak 1 Haziran da Eskişehirde '22 haziranda Antalya Rockn Antalya da ve 5 temmuz Masstivalde sahne alıyoruz. Konserlerimiz hakkında bilgi almak isteyenler http://www.myspace.com/gecemusic adresini ziyaret edebilirler.
9- Bize daha önce kimseye söylemediğiniz bir şeyler söyleyebilir misiniz?
Kimseye söyleyemeyeceğimiz bir şeyi 4ümüz dışında kimseye söyleyemeyiz.
10- Neler okur neler dinler nerelere gidersiniz?
Son zamanlarda dinlediklerimiz interpol, Artic monkeys ,kings of leon, radiohead ,the strokes ,klaxons, billy corgan beatles... kitap olarak ise Arthur c clarke ,Cemal Süreyya, Salman Rushdie , Amin Maaoluf , Dostoyevski ....
Ankaralı olarak denize yakın olmak süper bir his . Bu yuzden bol bol sahilde zaman geçiriyoruz. Gece çıkarsakta taksime gidiyoruz. sadece rock barlara gidiyoruz die bi drum yok çok alakasız mekanlarda da çok eğlenebliyoruz. Hatta mekan ne kadar alakasız olursa bazen çok daha eğlenceli olabiliyor.
11- aLbümde sizi en çok etkileyen parça hangisi ?
Bu
Albüme girmiş tüm şarkılar zaten en çok sevdiğimiz şarkılarımız ve bu yüzden bütün şarkılarımızı seviyoruz. Sahnede çalarken aşık mıyız çok eğlenceli oluyor hep bir ağızdan dinleycilerle söylüyoruz. "kız" şarkısı bizim için çok özel bir yere sahip çünkü onunla ilişkilendirilebilecek bir şarkı göremiyoruz Türkiye2de . Hoşuna mı gitti ise en yüksek adrenalinli şarkımız Acımasız ve net bir dürüstlüğü var.
12- Son olarak eklemek istedğiniz bir şey var mı?
17 yaş çok özeldir. Lise zamanımızı düşündüğümüzde müzik yapmaya başladıgımız ilk zamanlar aklımıza geliyor muzıkten en fazla zevk alabileceğiniz zamanlardır onlar. Sadece kendiniz için çalarsanız ne kadar kötü olursa olsun yaptıgınız şey sonsuza kadar iyi hatırlanır . 18 yaş beklenen bir yaştır ama asla 17 nin yerini tutamaz.
